Türkçe:Renklerİ hİsset projesİ

www.turelsut.com

İlk Söz

Lütfen yazılarımdan edebi bir kaygı beklemeyin. Sizler gibi mükemmel olabileceğimi düşlemeyin. Çünkü ben uzun yıllardır hayatımı Türkiye dışında geçiren ve yaşamında 4 dil olan birisiyim. Bu sayede edebi sorumluluk gütmeden objektif ve duyarlı yaklaşımlarımı daha içten paylaşabildiğime inanıyorum.Varsın olsun bir kaç imla hatası. Noktalıydı noktasızdı, üstten virgül, tırnak içinde. Yoğunlaşalım biz içeriğe, gözleme.

Teşekkür ederim

Türel Süt

Sense the Colours / Renkleri Hisset

Toplumsal sanat projesi
Türel Süt

Materyal: Tuval üzerine akrelik resim ve onların görme engelliler için açıklayıçı kabartmaları, Bilgilendirici kulaklıklı odiyo bilgi ,çeşitli kokular ve teknolojik aletler.

Amaç: Sanat herkes içindir sadece görebilenler için değil.

Konu: Doğada insan unzurlarından dolayı nesli tükenme tehlikesinde olan hayvanlar.

Projenin kapsamı:Resim Sergileri ve seminerler düzenlemek – Resim ve plastik sanatlardan görme engellilerin faydalanabilmesi için serginin bir çok ülke ve şehirde tura çıkması.Ve 2015 de İsviçre Internationales blindenzentrumda Müze olması

Projenin gereğinin detaylı açıklaması: Muhtemelen yakın bir geçmişde herhangi bir kitap okuyanınız vardır. Büyük bir olasılıkla mahallenizdeki gazete bayiinden bir gazete alıp spor sayfalarına şöyle bir göz atmışsınızdır. Yada internette gezip kendinize o hak ettiğiniz tatilin biletini ayırtmışsınızdır. Mahallenizdeki herhangi bir bakkal ya da köşe başındaki büfede onlarça hatta yüzlerçe magazin sizin okuyup zevk almanızı bekliyor. Eğer internetiniz varsa milyarlarça web sitesi faydalanmanız için mevcut.

Belkide yakın bir zamanda bir müzeye ya da sanat galerisine gidip tarih ve sanat görüp güzel zaman geçirebilmişsinizdir. Eğer böyle bir şey yaptıysanız tarih ve sanat görüp öğrenip başkalarınada anlatacağınız güzel anı ve bilgileri kendinizde depolayabilmişsinizdir. Fakat şayet siz görme engelli biriyseniz basılmış ya da boyanmış bilgi ve eserlere ulaşmanız ve onlardan faydalanmanız sizin için çok kısıtlı bir durum haline gelecektir.

Hepimizinde bildiği gibi müze ve sanat galerilerinde eserlere bırakın dokunabilmeyi yaklaşıp yakından bir göz atmayı denesek bile görevli tarafından uyarılıp oradan uzaklaştırılırız.

Görme engelli ve az görebilenler için görsel ve plastik sanatlar dünyamızdaki müze ve galerilerde çok çok kısıtlıdır. Elbette bazı yüce müze ve galeriler odiyo bilgi veren kulaklıklı servis temin ediyorlar. Yada bilgi veren turlar düzenliyorlar. Bu çok iyi, fakat sanat eserine dokunmak yok denebileçek kadar az.

Durum böyle olunca görme engelli kişiler nasıl plastik sanatlardan faydalanabilirler. Nasıl sanatı dünyalarının içine sokup, sanatın renklerini sanatla iç içe girmeden etkileşim ve iletişim kurmadan anlayabilirler.

İşte bu yüzden Türel Süt “Sense the Colours / Renkleri Hisset” toplumsal sanat projesini kurmayı planlamıştır.

Renkleri Hisset neleri kapsıyor

Serginin konusu olarak insan unsurları yüzünden nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan hayvanları ele alıyor.Ve bu bağlamda doğadaki güzel ve doğal renklerin saflığını inceliyor.Ve bu şekilde doğadaki nesli tükenme tehlikesinde olan hayvanlara ilgi çekmeyi amaçlıyor. Böylece Türel Süt projesi ile engellileri desteklemenin yanı sıra, çevreci ve doğacı yanı ile de ön plana çıkmakta.

Resimlerindeki odak noktası hayvanların yüz ve göz kısmına yoğunluk vermesidir. Bunu yapma gereği olarak da iki temel nedeni vardır.

Birinci neden: Görme duyumuzun önemine dikkat çekmek. Bizler doğamızda görsel varlıklarız Hayatımızı şekillendiren en büyük duyu organımızdan biri olan gözümüzün kıymetini bilmeliyiz. Ve bu sayede görebilen kişilerin kendi görme duyusunun değerini bilip, göremeyenlerinde yaşadığı zorluklara dikkat çekmeliyiz. Fakat her ne kadar renkleri tanımlayıp hissetmek için bu denli görme duyumuza ihtiyaç duysakta, Türel inanmak istiyorki diğer duyularımız biraz olsun bizlere renklerin tanımında yardımcı olabilip bilgi verebilmeli.

İkinçi neden: Türel resimleriyle insanların Dünyaya hayvanların gözlerinden bakıp,hayatlarındaki tehlikeyi anlamalarını amaçlıyor. Doğal yaşam ortamlarının kaybı hayvanların neslinin tükenmesindeki en büyük unsurlardan biridir. Ve bu sayede hayvanların yaşamlarındaki tehlikelere dikkat çekmeyi planlamaktadır. Türel resimleriyle hayvanların gözlerinin içine bakıp, sesinin duyulmasını arzulamaktadır.

Renkler; bizler ve doğa nın yaşamını sürdürebilmesi için çok önem taşımaktadır. Herkesin renklerin anlaşılıp anlatılması konusunda kendine has bir yorumu olabilir. Bu tamammen kişiseldir ve bireysel yorumdur.Projemizde görme engellilere renklerin ne olduğunu anlatmak ve öğretmek gibi bir kaygımız yoktur. Renkleri görmek gibi bir yaklaşımımız da asla söz konusu olamaz.

Çalışmalar nasıl halka iletiliyor

Halka açık geniş kapsamlı sergiler düzenleyip bu sergileri bir çok şehirde incelenmesi için tura çıkardık.Gören ve göremeyenlerden inanılmaz ilgi gördük. 4 yılda 15 ayrı lokasyonda galeri ve merkezlerde büyük sergiler düzenledik. Konferanslara katılıp, seminerler verdik.

Türel yaptığı işleri sadece görme duyumuzun değil, diğer duyu organlarımızında algılamasına yönelik işler olmasına özen göstermektedir. Böylece sergilerden sadece görebilenler değil herkes faydalanmaktadır. Ve bu sayede görme engelli kişilerin bir çok duyusuna hitap edilen çalışmalar sergilemenin yanı sıra, görebilenlerinde ilgisini çeken teknolojik aletlerle resim projesini herkese iletebilmenin keyfini yaşamaktadır.

Dokunma: Tuval özerine yapılan akrelik resim çalışmaları’nın önünde ya da yanında kabartılı anlatım panolorı ile görme engelli kişilerin resmin biçimi hakkında bilgi almalarını sağlamaya çalışmaktadır. Üç boyutlu heykelcikler ile de biçimin anlaşılırlığına yardım edip pekiştirmektedir.

Duyma: Kulaklıklı MP3 divayzlarla resmin duyumsal yorumu ziyaretçiye detaylı bir şekilde sunarken bu informasyon içerisinde Dünya vahşi doğayı koruma kuruluşlarından sağladığı doğadaki hayvanların yaşamlarındaki tehlikeler hakkındaki bilgileride ziyaretçilere sunmaktadır.Bunu 5 dilde yapmaktadır. İngilizce, Türkçe, Almanca, İtalyanca, Fransızca

Ayrıca bazı teknolojik aletlerlede dokunulduğunda ses efektleri çıkaran sanat eserleri ile projeyi herkes için ilginç kılmaktadır.

Koklama: Mavi rengini görme engelli birine tanımlamayı düşünsek acaba buz açıklaması yapmamız yeterli olurmuydu ? Yada denizi çağrıştıran yosun kokusu? Acaba pamuğa dokunmak yada pamuk kokusu Beyazı anlatmak için yetermi? Ya şeker helva ile Pembe tanımlanabilirmi? Dalında taze güzel kokusu ile bir gül Kırmızıyı ? Nane, çim ya da çam kokusu ile Yeşili? Güneşin sıcaklığı ile Sarıyı. Portakal ya da mandalin kokusu Turuncu için? İşte bu yüzden kokusal anlatmamız yeterli olurmuydu acaba sorusunu araştırıp üzerinde çalışmakta.

Böylece düşünçelere yoğunlaşarak onlarça parfüm ve koku karışımlarını kendi yorumu ile birleştirip sanat severlere sunarak projesini anlatım zenginliğini genişletmekte.

Görme: Resimlerinin ebatlarını büyük tutarak ve büyüteçler temin ederek izleyiçilere seçtiği konu hakkında detay verme şansı oluşturup az görebilenlerin kolay algılamasını hedeflemektedir.

Tatma: Projenin başlangıçında tatma duyumunuda kullanmayı düşünsede projenin gelişen evrelerinde hijyenik olmayaçağı için bu fikirden uzaklaşmıştır.

Eğer görme organımız bizlerin en temel algılama duyumuz olarak kabul edilecek olursa Türel’in çalışmaları herkesin algılama duyumlarına hitap edeçek şekilde üzerinde durulmuş işlerin egzersizi olma niteliği taşımaktadır.

Ve böylece görme engelli ve az görebilen kişilere fırsat verip, onlarında plastik sanatlardan faylanmaları için oluşturduğu bu sergiler gurubu için Türel ”Sanat herkes içindir sadece görebilenler için değil ” paralosunu kullanmaktadır.

Çalışma sayısı: Sergilerde 19 resim 19 anlatıcı panel ve yaklaşık 50 eloktronik pano olmak üzere 90 a yakın çalışmasını incelemeniz mümkündür. Her resmin önünde MP3 player (19) ile her eser hakkında detaylı bilgi vermektedir. Ve ayrıça bu resim ve kabartmalı panellerin yanında özel kokuları uzun süre bünyesinde tutabilen parfüm plakalar vardır.(19 adet)

Türel bu proje ile seçtiği konu dairinde Avrupada farklı ülkelerde bir çok sergiler açtı. Projesi görme engelli merkezleri tarafından görme engelliler için kurulmuş en kapsamlı ve en kaliteli sanat proejsi seçilmiştir. Şimdide sergisi ölümsüzleşip müze oluyor. Hayatta iken projesi Avrupada müze olan herhalde tek Türk olma serefine dair bir sanatçıdır.

Renkleri Hisset nasıl doğdu. Projenin oluşum nedeni

Türel’in babası’nın bir gözü görmüyordu .Türel babasını iki gözü gören biri olarak hiç tanımadı. İşte bu yüzden babası Türel’i görme duyumuna karşı duyarlı bir birey olarak yetiştirdi. Türel’de ilerleyen yaşında kendi profosyonel alanında görme engellilerin eksik kaldığı alanları araştırdı ve onlar üzerinde çalışmalar yapmaya karar verdi.

Türel 12 yıla yakın süre İngiltere’nin Hastings ilçesinde birçok toplumsal ve öğretiçi sanat projeleri üzerinde çalışmıştır. Bu süreç içerisinde hayatı ve insanların yaşadıkları zorlukları çok iyi inceleme fırsatı bulmuştur. Böylece engelli insanların yaşam standartlarına yönelik ilgisi büyümüştür. Ve böyleçe kendi branşı ve profesyonel alanı kapsamında sanatını herkes için yapmaya karar vermiştir sadece görebilenler için değil.

Renkleri hisset projesini oluşturmaya karar verdikten sonra Türel; uzun bir süre araştırma yapıp inçelemelerde bulunmuştur. Birçok engelli organizasyonunu ziyaret edip görme engelli kişilerle roportajlar yapmıştır. Düşüncelerini engelli kişilerle paylaşıp, onların ihtiyaç ve düşünçelerini dinlemiş daha sonra projesini oluşturmuştur. O gün bugündür yüzlerçe görme engelli Türel’in çalışmalarını inçeleme şansı bulmuş ve memnuniyetlerini dile getirmişlerdir. (Bu konuda daha geniş bilgi almak için lütfen www.turelsut.com u ziyaret edin ve Türel’in videolarını izleyin)

Ayrıca İngilterede geçmişte oluşturduğu toplumsal sanat projeleri Türel’e bir çok başarı ve ödül getirmiştir. Bu konudaki detayları Türel’in başarıları bölümünü inceleyerek öğrenebilirsiniz.

Neden Böyle bir projeye ihtiyaç duyulmuştur

Dünyamızda takriben 40 millyonu aşkın görme engelli olduğu tahmin edilmektedir.

Türkiyede yarım milyona yakın Görme engelli olduğu tahmin edilmekte.

Türkiyede yaklaşık 1.5 milyon kişi glokom denen göz hastalığı ile yaşamakta ve bu 1.5 milyonun yaklaşık 20 bini hayatlarının geleçek yıllarında tamamen görememe sorunu ile karşı karşıya kalabileçeği tahmin edilmekte.

Önümüzdeki 25 yıl içerisinde dünyamızdaki modern çağ koşullarının değişimi sayesinde insan ömrünün uzaması, yaşlılar populasyonunun artmasına neden olaçaktır. Ve bu nedenden dolayı 60% daha fazla görme sorunu yaşama tehlikesi içinde olunaçağı tahmin edilmektedir.

Bu konuda daha geniş bilgi için aşağıdaki linki ziyaret ediniz.
http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/16924449

Görme sorunu yaşayan kitlenin büyük bir kesimi 60 yaş ve üzeridir.

Hergün 100 ve üzerinde kişi görme sorunu yaşama ile karşı karşıya olanlar listesine eklenmektedir. Hepimiz birer görme engelli adayıyız.

Bu konuda daha kapsamlı bilgi almak istiyorsanız aşağıdaki linki ziyaret ediniz.

T.C Başbakanlık özürlüler idaresi başkanlığı http://www.ozida.gov.tr/
İşte bu nedenlerden dolayı Türel görme engeline karşı kendinde bir duyarlılık ve sorumluluk hissetmiş ve bu projeyi oluşturmaya karar vermiştir.

Bu proje ile Türel’in erişmek istedikleri

Türelin amaçı renkleri hiç görmemiş birine öğretmek değil tam tersine renk , biçim, kompozisyon ve anlatım konusundaki bağlamı birlikte işleyip kendine özgü yorum ve mozaik içerisinde eserlerini paylaşmayı hedeflemektedir.
Renkleri öğretme gibi bir fikir bu proje kapsamında azla olamaz. Böyle bir düşünçe dahi küstahça ve kaba olmak için yeterli bir nedendir. Çünkü Türel yetişkin görme engellilerin kendi öğretisi sayesinde renklere karşı bir fikre sahip olduğunu düşünmektedir. Bu düşünceye müdehale anlamında olaçağı için renk şudur budur gibi öğretici bir yaklaşıma girmemektedir.

Bu projede Türel’in renkleri öğretme gibi bir amacı asla yoktur. Türel sadece bu proje ile kendi yorumu ve kişisel çabası sayesinde elinden geleni yapıp renkleri, biçimleri ve resimlerindeki kompozisyonu bir den fazla duyu organımıza hitap edeçek şekilde anlatmaya çalışmaktadır. Ve bu sayede çalışmalarını sadeçe görebilenler ya da sadeçe göremeyenlere değil herkese sunmayı planlamaktadır. İnsanların bir çok duyusunu kullanarak çalışmalarını inçelemelerini hedefleyip, farklı bir tecrübeyi tattırmayı düşlemektedir.

Türel birden fazla duyu organımızı kullanarak inçeleyebileceğimiz eserlerinin görme sorunu yaşamayan kişiler içinde bir farklı tecrübe olaçağını düşünmektedir. Bu sayede görebilen kişilerde gelip kendi duyularını farklı açıdan inceleme fırsatı bulmaktadır. Eserlerinde farklı boyutlar yaşama şansını tatmaktadır.

Türel bu proje ile sanat dünyasına görme engelli kişilerin sanata erişme sıkıntısını dile getirmeye çalışmaktadır. Ve daha fazla sanatçının herkesi kapsayan sadece görebilen kişlere yönelik olmayan işler yapmayı teşfiklemektedir. Ve daha fazla sanatçının “Renkleri Hisset” benzeri toplumsal sanat projeleri düzenlemeye davet etmektir.

Konu olarak seçtiği hayvanların, insanlar tarafından hayatlarındaki tehlikeyi daha ciddi bir şekilde inceleyip anlamalarını amaçlamaktadır. Hayvanların doğal yaşam ortamları’nın kaybı nesillerinin tükenmesindeki en büyük unsurlardan biri olduğuna inanan Türel bu proje ile hayvanların yaşamlarındaki tehlikelere dikkat çekmeye çalışmaktadır. Resimleriyle ziyaretçilerin hayvanların gözlerinin içine bakıp, seslerini duymaya çalışılmasını arzulamaktadır.

Yeni cenerasyon sanatçı ve gençlerin kendi profesyonel alanları bağlamında üreteçekleri işleri herkes için yapmaları, sadece görebilenler için olmamalı düşünçesini yaymaya çalışmaktadır.

Renkleri Hisset aşağıdaki ülkelerde resmedilmiştir

Almanya, Fransa, İtalya, Linkinştayn, Avusturya, İsviçre, İngiltere, ABD ve Türkiye olmak üzere 9 ayrı ülkede yaptığı çalışmalarla Türel dünyamizdaki küresel ısınmaya dikkati çekmeyi amaçlamıştır.

Bu projeden kimler ne kazanç sağlayabilir

Daha fazla sanatçı benzeri projelerle sadece görebilenlere değil herkese yönelik projelere imza atmalıdır. Ve böylece bu sanatçılarda konsantre oldukları konu sayesinde kendi yaratıçılıkları doğrultusunda kendi gelişim ve değişimlerinin mimarıda olabilirler. Ve kendi duyularını farklı açıdan inceleme fırsatı bulup duyularını geliştirme yönünde olumlu adımlar atabilirler.

Bu tip toplumsal sanat projeleri insanları bir araya getirip kaynaştırmak için çok ideal ortamlar yaratırlar. Ve bu sayede insanları diğerlerinin yaşamlarındaki karşılaştıkları zorluklar karşısında daha duyarlı yapar.

Bu proje sayesinde görme engelli kişilere sanat sunarak sanatla iç içe girmelerini amaçlamaktayız.

Projenin konusu sayesinde bir mum bir mumu yakar ne kadar fazla mum yanarsa okadar fazla aydınlık olur düşüncesi ile insanları Doğada yaşayan nesli tükenmek üzere olan hayvanlar hakkında bilinçlendirmekteyiz. Proje sayesinde hayvanlarda pozitif anlamda projeden nasibini alıp kazanç sağlanmaktadır.

Renkleri Hisset’in geleçek planları

Türel bu proje’nin Avrupadaki başarısına ve tecrübesine şimdide kurulacak Renkleri Hisset müzesi ile devam etmeye çalışacaktır.

En son gelişme olarak ise sanatçı’nın Renkleri hisset projesi önümüzdeki aylarda İsviçre’de müze olması için bir teklif almıştır. Hayatta iken Avrupada sanat projesi Müze olacak olan belkide tek Türk olma şerefine layık görülmüştür.

Avrupada çok ses getiren sanatçı Türel Süt “Rüyam gerçek olmak üzere” sözleri ile bu sadece benim için büyük bir onur değil, Türkiye ve Türk insanı içinde müthiş bir onur ve gurur duyulması gereken bir durumdur demiştir. Ve şu sözlerle devam etmiştir. “Artık biz Türkler Avrupada ikinci sınıf insanlar olarak değil, kültürlü, gelişmiş, alıcı değil verici millet olarak da görülmeye başlıyoruz. Ben kendim adına şahsen elimden geleni yapıp ülkemi en iyi şekilde temsil etmeye çalışıyorum.” Renkleri hisset projem için İngiltere, Almanya ve İsviçre’den bir çok supponsor şirket ile anlaşma olanağım olmasına rağmen benim tek temennim Türk şirketler ile Suponsorluk anlaşması yapmak ve bu projenin tamamen Türkler tarafından organize edildiğini ve üstlenildiğini Tüm Dünyaya göstermektir.

Renkleri hisset gelecek vizyonu çok büyük olan bir projedir. Amacımız İsviçreden sonra tüm Avrupada görme engelliler için müzeler zinciri kurmaktır ve bunu sadece Türk supponsor şirketleri ile çalışarak yapmaktır. Amacım Avrupalı ve Dünya’nın Türkler denildiğinde görme engellilere müzeler zinciri kuran millet diye düşünmelerini arzululuyorum.

Son söz

Sonuçta bu proje ile anlatılmak istenenin yanı sıra bir çaba, bir gerek, bir yaklaşım söz konusudur. Amaç herkesi sanat ve resimlerle kaynaştırmaya çalışmaktır sadece görebilenleri değil. Bu projede iyi niyet, uğraş, emek ve doğadaki değerlere sahip çıkabilme yaklaşımı söz konusudur. Eğer ben bu sergilerle sanatımı biraz olsun herkese iletebiliyorsam ve eğer ben bu sergilerle sanatımı biraz daha fazla görme engelli dostlarımıza sunabiliyorsam ve onları plastik sanatlar ile kaynaştırabiliyorsam .İşte ogün benden daha mutlusu yoktur.

Bu! 2009 da söylenen bir sözdü, şimdi ise projem müze olmak üzere.

Türel Süt

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Community Artist